Surakarta (Solo City)

×

Hata mesajı

User warning: The following module is missing from the file system: recaptcha_mailhide. For information about how to fix this, see the documentation page. in _drupal_trigger_error_with_delayed_logging() (line 1143 of /home/egemense/public_html/includes/bootstrap.inc).
Ülke: 
Endonezya
Ad Soyad: 
Burak Altıntaş
Ay: 
Temmuz
Yıl: 
2013
Staj Görülen Üniversite: 
Sebelas Maret University-Universitas Sebelas Maret
Staj Görülen Bölüm: 
General Surgery
Karar ve Hazırlık Aşaması: 
8/10

Değişim için ilk tercihlerim Asya ve Uzakdoğu ülkeleri olmuştu. Endonezya’ya gideceğimi öğrendiğimde çok memnun kalmıştım. Doğası,kültürel mirasları ve insanlarıyla Asya keşfedilmek için hep bir adım önde olmuştur benim için. Gideceğim şehir tercihlerimde olmayan ve hiç bilmediğim bir şehirdi, bir heyecan başladım hazırlığa. Hazırlık aşaması biraz yorucuydu, gideceğimin biraz geç belli olmasının da etkisiyle. Ama sorunsuz halloldu. Belgelerin çoğunu öğrenci işlerinden aldım. Sağlıkla ilgili belgeleri de hastanemiz ve okula en yakın olan Altındağ 3 nolu verem savaş dispanserinden aldım.  İstenen belgelerden başka seyahat sağlık merkezine gitmenizi öneririm. Endonezya’da gideceğiniz yere göre değişen aşılar yapabilirler. Ben genel olarak Java adası denen daha büyük ve turistik şehirlerin olduğu bir bölgede olacağım için tifo dışında bir aşı olmadım. Yanınızda bir şemsiye olmasında da fayda var.  

 

Staj: 
7/10

Birinci sınıfı henüz bitirmiş anatomi bile bilmeyen bir tıp öğrencisi olarak klinik bir değişime giderken biraz endişeliydim. Ama hiçbir sıkıntı yaşamadım. Genel cerrahi altında 3 farklı departmanda bulundum. Pediatrik,plastik ve kardiyotorasik cerrahi. Bölümlere göre sabah hastaneye gidiş saatimiz değişiyordu. Pediatrik ve kardiyosotorasik cerrahide 08.30 gibi hastanede oluyorduk. Plastik cerrahideki doktor ise biraz sıkıydı ve değişim öğrencisi de olsak hastanede onlarla olmamızı istiyordu ve bir hafta boyunca 06.30da hastaneye gittik. Tropikal hastalıklar ve kadın doğumdaki diğer değişim öğrencileri  ise standart şekilde 08.00 gibi hastanede oluyorlardı. Bir ay boyunca aralarında  laparoskopik apendektomi, kraniyotomi ve skin graft olan yaklaşık 20 ameliyata girdim, birkaç kez dikiş atmama izin verdiler ve polikliniklerde pek çok hasta ve hastalık gördüm. Hem preklinik öğrencisi olmam hem de ülkenin ve hastanelerin çok kalabalık olması sebebiyle polikliniklerde bana bir şeyler öğretecek pek kimse ve vakitleri yoktu. Benimle birlikte staj yapan son sınıf İspanyol bir arkadaşım vardı. Ona, öğrencilere ve doktorlara  sorduğum sorularla stajımı en verimli şekilde değerlendirmeye çalıştım. Hasta olduğum  bir gün dışında her gün hastaneye  gittim, 4 kez gece nöbetine kaldım ve acil serviste ülkemizde neredeyse hiç  göremeyeceğimiz  hastalıklarla karşılaştım. Ameliyathane koşulları ve yapılan işlemler Türkiye ile kıyaslandığında çok yetkin değil. Tropikal hastalıklara ilginiz de varsa ben bu bölümü yazmanızı şiddetle tavsiye ederim. Stajla  ilgili tek can sıkıcı kısım haftada 2 kez katıldığımız vaka sunumlarının Endonezya dilinde olmasıydı. Sadece bir kez plastik cerrahideki profesörümüzün özel ilgisi ile İngilizce sunum yapılmıştı ve biz de faydalanabilmiştik. 

 

Konaklama: 
7/10

Hastaneye 3 dakika yürüme mesafesinde ve üniversiteye (ve uluslar arası öğrenci ofisine) 10 dakikalık otobüs mesafesinde bir öğrenci hostelinde kaldım. Otobüs durağına 2 dakika yürüyüş mesafesindeydi ve 5 dakikada gidebildiğim bir spor salonu vardı. Hastane yolu üstünde çamaşırhaneler vardı. Normalde odalar 2 kişilik ama gittiğim dönemde tek erkek değişim öğrencisi bendim ve koca odada tek başıma kaldım. Endonezya gibi bir ülkeye gitmeyi seçmişseniz nelerle karşılaşabileceğinizi az çok tahmin edersiniz ve bu kadar fakir bir ülkeye büyük beklentilerle gitmemelisiniz. Kaldığım odada bir masa, raflı bir dolap, bir döşek ve bir fan vardı. Sabahları el yüz yıkayabileceğim bir lavabo ve duşakabin yoktu. Her sabah duş başlığını açıp üstümün biraz ıslanmasını göze almam gerekiyordu. J  Odamda ayna da yoktu, sonradan kendim aldım. Kendi hayat tarzımın çok dışında bir deneyim yaşıyordum, her anından zevk almaya çalıştım. Endonezya bunun için pek çok fırsat veriyor zaten. 

 

Yiyecek - İçecek: 
9/10

Acı ve baharatın bol kullanıldığı bir mutfaktan gidince Endonezya’nın yemekleri pek yabancı gelmedi. Tempe, gado-gado, nasi goreng ve sate ayam. Kesinlikle denemeniz gereken yemekler bence. Her öğünde pirinç yemek biraz sıkıcı olabiliyor bir yerden sonra ama Endonezyalılar için vazgeçilmez, kahvaltıda bile. Türk kebabı adında bir dürüm de satıyorlar bizimkine pek benzemese de. Bulursanız bir deneyin derim. Tropikal meyveler ve içecek karışımlarını da denemelisiniz. Hastane kantininde bahsettiğim yiyecek ve içeceklerin çoğu mevcuttu. Bize ayrıca kahvaltı vs verilmedi. Sosyal programın yapıldığı günlerdeki tüm öğünler SCOPE ekibi tarafından karşılandı.

 

Dil ve Kültür: 
7/10

Endonezya’da 250’den fazla farklı dil konuşuluyormuş, öyle ki her şehrin bile dili farklı olabiliyormuş. Ortak olarak kullanılan Bahasa Indonesia dedikleri bir dil. Öğrenmeye çalışması benim için kolay ve eğlenceli bir dildi. Öyle ki ilk haftamda muhitteki esnaflarla günlük basit konuşmaları yapabiliyor ve alışverişte pazarlık edebiliyordum. Yerlilerin çoğu-turistik bölgede değilseniz- İngilizce bilmiyorlar ama bir şekilde mutlaka anlaşılıyor.

Endonezya kültürü çok etkenli. Çin ve Hint uygarlığıyla karışıyor biraz da. Günlük hayata işlemiş farklı dinsel motifleri şehirlerde sokaklarda görebilirsiniz sıkça.  

 

İletişim ve Haberleşme: 
6/10

Endonezya’da biraz sıkıntı çektiğim bir konuydu bu. Hostelimizde internet yoktu. Aldığım Endonezya hattında internet paketi de vardı. O bittikten sonra da hastanedeki ve alışveriş merkezlerindeki kablosuz ağları kullandım. 500 dakika 500 sms ve 1 Gb interneti 20 TL’ye (100.000 rupiah) almıştım. Burada da sanırım en güveniliri SimPATI hattı.

 

Ulaşım: 
8/10

Endonezya’ya uçak tahmin edersiniz ki biraz pahalı. Türk Hava Yolları ile gidiş-dönüş 2300TL’ye almıştım biletimi. En uzun ve yorucu kısmı buydu, 13 saat gidişte 13 saat gelişte uçtum. Endonezya içi uçuşlarımı da Türkiye’deyken almıştım. Jakarta-Solo, Jogjakarta-Bali, Bali-Jakarta uçuşlarım da toplam 300 TL tuttu. Endonezya içi uçuşlarınızda Garuda Indonesia’yı kullanmanızı tavsiye ederim. Bali’ye uçak biletimi en ucuz Jogjakarta’dan bulduğum için Solo’dan Jogja’ya trenle gittim. Oldukça rahat ve geniş trenleri var. Saatleri  belli zaten ve aynı gün 1-2 saat önceden gidip 2TL lik tren biletinizi alabilirsiniz.

Endonezya’da şehir içi ve şehirler arası ulaşım  çok rahattı. Hostelden hastaneye gidiş yolu üzerinde durak vardı. Po-Atmo ve Solo Batik Trans otobüsleriyle 2500 Rupiah’a (50 kuruş) tüm AVM’lere  ve pazar yerlerine ulaşım sağlayabilirsiniz. Taksiler de oldukça ucuzdu.  Toplu binerseniz daha ucuz ve zevkli oluyor.  Pedicab(Becak)ları da deneyebilirsiniz uygun bir pazarlıkla.  Fırsatınız olursa büyük çoğunluğun kullandığı motorsikletlerden birine arkada da olsa binmenizi tavsiye ederim.

 

Gezi - Eğlence: 
8/10

SCOPE ekibinin bize hazırladığı sosyal programlar gayet dolu ve eğlenceliydi. Her hafta sonu bir gezi ayarlamışlardı ve Jogja’da bir hafta sonu geçirdik ve burada rafting yaptık, Endonezya kültürünün önemli bir ögesi olan Ramayana balesini  izledik. Prambanan Tapınağı, Borobudur Tapınağı, Grojogan Sewu Şelalesi, Tawangmangu denilen ve çay bahçesi ile Hindu tapınaklarının bulunduğu bölgeyi gezdik. Değişim sorumlularının bu etkinlikleri dışında staj sonraları şehir pazarlarını, müzelerini ve alışveriş merkezlerini gezdik. Burada özellikle Solo Paragon Avrupa standartlarında bir alışveriş merkeziydi, burada karaoke yaptık ve Endonezya altyazılı ilk ve muhtemelen tek filmimizi izledik.

Programın bir gün olduğu bir hafta sonunda Endonezya’nın en aktif yanardağı olan Merapi Volkanı’nı görmenizi tavsiye ederim. Bizim gitmeyi planladığımız zamanın 2 gün öncesinde yanardağ püskürdüğü için iptal etmek zorunda kalmıştık, siz de dikkat edin tur rehberinizden çok yerli halka ve gazetelere güvenmekle iyi edersiniz…

Ramazan döneminde orada bulunduğumuz için akşamları çoğu mekan kapalıydı ve normalde olan gösterilerin bir kısmını izleyemedik. Ama yeterince doyurucu vakit geçirebildik.

 

Şehir Şartları: 
6/10

Endonezya’nın genel itibariyle çok zengin bir ülke olmadığı sokaklardan anlaşılıyor. Yerlerde oturan, uyuyan pek çok insan görebilirsiniz. Her şeye rağmen mutlu olabilen bu güzel insanları görmelisiniz. Otobüslerde çalgıcılara ve maymunlara rastlayabilirsiniz sıkça. Zengin ve fakir arasındaki derin uçurumu sokaklarda fark edebilirsiniz.

Çok canlı bir şehir olmasa da daha önce de belirttiğim gibi spor salonu, sinema vs pek çok imkan var Solo’da.

 

Hava Şartları: 
8/10

Hazırlık aşamasında da söylediğim gibi yanınızda bir şemsiye bulundurabilirsiniz. Yazları Endonezya muson yağışları etkisinde kalıyor. Nemi epey hissediyorsunuz. Sıcaklık 25-26 derece genel olarak. Odanızda klima yoksa biraz problem yaşayabilirsiniz. Akşam dağ tırmanışı gibi bir etkinliğe katılacaksanız yanınıza kalın bir şeyler de almalısınız.

 

Genel Bütçe: 
8/10

Endonezya oldukça ucuz bir ülke. Öyle ki Solo’da günde 7 TL harcadığımı hatırlıyorum. Bunun yanında Bali’de günde 150 TL harcadığım da oldu. Tabi bütçe meselesi büyük ölçüde bulunduğunuz yere ve size bağlı. Solo’da çok ucuza bulabileceğiniz şeyleri turistik yerlerde 2-3 katına almanıza hiç gerek yok. Türkiye-Endonezya uçuş için 2300 TL, Endonezya içi uçuşlarım 300 TL tuttu söylediğim gibi, en pahalı kısım burası zaten. Günlük ortalama 20-25 TL ile orada çok üst standartta yaşayabilirsiniz. En çok Bali ve Jakarta’da harcama yaptım daha turistik yerler olduğu için mecburen. Toplam 3500-4000 TL’ye güzel bir ülkede güzel bir ay geçirebilirsiniz.

 

Yapılacaklar - Yapılmayacaklar: 

Yapılacaklar

-İlk günlerden bir SimPATI  telefon hattı edinin.

-Tropikal meyve ve içecekleri mutlaka deneyin.

--Güvenilirliğinden emin olduğunuz bir sokak satıcısından yemek yiyin. Sate Ayam’ı kesinlikle deneyin.

-Karaoke yapın. Endonezyalılar karaokeye çok düşkün. Televizyonda neredeyse her akşam karaoke programları görebilirsiniz.

-Jakarta’da gezme fırsatınız olursa ve merakınız da varsa Ulusal Anıt(Monumen Nasional)’ı gezmenizi ve Endonezya tarihi hakkında bilgi edinmenizi öneririm.

-Yine Jakarta’da Güneydoğu Asya’nın en büyük camisi Masjid Istiqlal’i (İstiklal Mescidi) ziyaret edebilirsiniz.

-Bir hayvanat bahçesini gezin. Kuş çeşitleri ile ünlü bir ülke Endonezya. Ayrıca tropikal ormanların hayvanları  kaplanlar, leoparlar, büyük orangutanlar, maymunlar, her boyda yılanlar, sürüngenler görebilirsiniz.

-İmkan varsa Bali’yi gezin.  Bembeyaz kumlarıyla ünlü turistik plajları ve Bali geceleri gerçekten çok canlı,eğlenceli. Benim gibi biraz doğa düşkünüyseniz ve turistik yerlerden çok “gerçek” Bali’yi görmek istiyorsanız Kuzey Bali’yi özellikle Ubud’taki  pirinç teraslarını görmelisiniz. Size tavsiyem Bali’ye yaklaşık bir hafta ayırın ve çoğu turistin yaptığı gibi motorsikletle gezin. Fakat ilk kez kullanacaksanız Endonezya trafiği motorsiklet kullanmayı öğrenmek için en doğru ortam olmayacaktır.

-Bali masajı yaptırın. Bu masajın ününü pek çoğunuz biliyordur zaten.  Bali’de kaliteli bir salonda yaklaşık 10-12 TL’ye güzel bir Bali masajı yaptırabilirsiniz.

-Lombok Adası ve Kaplumbağa Adası’na gidin.

-Merapi Volkanı’na çıkın. Başka pek çok dağda gün doğumunu izleyebilirsiniz.

-Yanınızda bol hafıza kartı bulundurun. Fotoğraf çekmekten bıkmazsanız eğer çok lazım olacak.

-Ünlü Batik kumaşından yapılmış kıyafetlerden alın.

Yapılmayacaklar

-Staj sırasında sabahları çoğu kez ne için olduğunu bilmeden bekliyorduk. İşin garibi oradaki öğrenciler de bilmiyordu. Sinirlenmemenizi tavsiye ederim. J

 

Eklemek İstedikleriniz: 

Endonezya ile ilgili en önemli kısım karar aşaması bence. Açıkçası rahatınıza çok düşkün biriyseniz Endonezya sizin için doğru bir tercih olmayabilir. J

Ben Endonezya’yı her yönüyle çok sevdim ve çok güzel arkadaşlıklar kurdum. Endonezya insanı zaten çok sıcak, bir de Türk olduğunuzu öğrenince size ayrı bir ilgi göstereceklerdir. Her zaman gidilebilecek bir yer de olmadığı için fırsatınız varsa kaçırmayın derim.