Olomouc

×

Hata mesajı

User warning: The following module is missing from the file system: recaptcha_mailhide. For information about how to fix this, see the documentation page. in _drupal_trigger_error_with_delayed_logging() (line 1143 of /home/egemense/public_html/includes/bootstrap.inc).
Ülke: 
Çek Cumhuriyeti
Ad Soyad: 
Seda Günay
Ay: 
Temmuz
Yıl: 
2014
Staj Görülen Üniversite: 
Palacký University – Olomouc (Faculty Hospital Olomouc)
Staj Görülen Bölüm: 
Internal Medicine - Hematology
Karar ve Hazırlık Aşaması: 
6/10

Çek Cumhuriyeti’ni ülke tercihlerimin arasında bulundurmam tamamen aldığım iyi duyumlara bağlı olarak verdiğim bir karardı. Şehir seçiminde ise Olomouc’da beraber staj yaptığım 20 kişinin birçoğunun da yaptığı gibi yaptığım 3 şehir tercihi arasında Olomouc yoktu. Tabii ki, kontenjan, departmanlar, koşullar vs. göz önüne alındığında kabul kartınızda tercih etmediğiniz bir şehri bulmanız oldukça olası bir durum. Staja gitmeden önce, bu konu ve İstanbul’da doğup büyüyen biri olarak Olomouc’un küçük bir şehir olması nedeniyle çok fazla önyargım ve endişelerim vardı. Neyse ki daha önce Olomouc’da staj yapmış Romanyalı bir arkadaşımın stajı hakkındaki övgüleriyle beraber gitgide bu fikre alışmaya başladım. Yerel birliğin LEOsunun açıklayıcı ve yardımcı mailleriyle beraber de kafamdaki sorulara yavaş yavaş cevap bulabildim. Eğer Olomouc’u tercih ederseniz, vize sürecinde gerekli belgeler, ihtiyacınız olacak/olmayacak şeyler, sosyal program, spor, ulaşım, konaklama ve diğer birçok şey ile ilgili sorularınızı açıklayıcı bir şekilde cevaplayan, hatta göndermek zorunda olmadığı belgeleri dahi ricanız üzerine hazırlayabilen CPler ve bir LEO bulacaksınız, bu konuda içiniz rahat olabilir. J  Tüm bunlarla beraber gitmeden önce dahi birçok önyargımı yersiz bulmaya başladığımı söyleyebilirim.

 

Staj: 
8/10

Çek Cumhuriyeti’nde özel/kamu hastanesi ayrımı olmadığından staj yaptığım hastane Olomouc’un en kapsamlı sağlık kuruluşu olan büyük bir kamu hastanesiydi. Üniversitenin yenilenmiş laboratuvarlarının bulunduğu bina, dersliklerinin bulunduğu bina ve hastanenin ana binası yan yanaydı.  Stajdaki danışman hocam çok ilgiliydi. İngilizcesi çok ileri seviyede olmamasına rağmen her hastayı her gün bıkmadan teker teker açıkladı, bütün işlemleri, verdikleri ilaçları anlattı, okuyabilmem için ek kaynaklar verdi. Diğer departman ve laboratuvardaki arkadaşlarını arayarak benim ilgimi çekebilecek şeyler olduğunda onların yanına gidebilmem için neredeyse her gün 1-2 saat ayarladı. Kemik iliği aspirasyonu, kök hücre transfüzyonu, kök hücre saklanması, aferez, sitogenetik, karyotip çalışmaları, moleküler biyoloji, katetarizasyon, kemoterapi, çocuk lösemi kliniği ve hastanenin daha birçok çeşitli kısmında günlerimi geçirdim. Stajda yaşadığım tek sıkıntı ise dil problemiydi. Doktorların bir kısmı dahil olmak üzere çalışanların çoğunda İngilizce sıkıntısı var. Ama yukarıda da belirttiğim gibi, herkes çok misafirperver, öğretmeye ve göstermeye hevesliydi bu nedenle kendimi rahat hissettiğim anlar çoğunluktaydı.

 

Konaklama: 
8/10

Konaklama yurtta sağlanıyor. Yurtta hücre sistemi var. Her hücrede 3 oda ve her odada 2 kişi kalıyor. Yine her hücrenin kendisine ait banyo ve tuvaleti var. Temizlik konusunda çok sık olmasa da yine de temizlik düzenli olarak odalarda ve mutfakta görevliler tarafından yapılıyor. Bir imza karşılığında herkesin kendi anahtarı ve kilitli bir çekmecesi oluyor. Bütün değişim öğrencileri olarak hepimiz aynı katta kaldık ve ortak bir mutfağımız vardı. Ortak malzemeleri hep beraber aldık ve neredeyse yurtta olduğumuz çoğu akşam hep beraber pişirip hep beraber akşam yemeğimizi yedik. Mutfak daha çok buluşma ve sosyalleşme yerimizdi. Neredeyse canınız sıkıldığında 7/24 mutfakta birini bulmanız mümkündü. Yurt 24 saat açıktı ve girişte belirli bir saate kadar alkol, su ve yiyecekler satan küçük bir kısım vardı. Konaklamanın en sevdiğim yanı hep birlikte olmamıza imkân sağlamasıydı. En kötü yanı ise sanırım internet bağlantısıydı. Ailemle bile yalnızca 2 kere görüntülü olarak konuşma imkânı buldum. İnternete kablo ile bağlanılıyor ve her odada tek bir bağlantı noktası var. Üstelik benim odamdaki de çalışmıyordu. 1-2 kişinin bilgisayarını hotspot yapıp kullanmaya başladık ama o şekilde de internet çok yavaş oluyordu. Kablosuz bağlantı yalnızca lobide mevcuttu ama oraya da her zaman inmek istemeyebiliyorsunuz. İnternet problemi dışında genel olarak yurttan memnundum diyebilirim.

 

Yiyecek - İçecek: 
6/10

Öğle yemeklerini kartınıza yüklediğiniz parayla hastanenin yemekhanesinde yiyorsunuz. Her öğle yemeğinde orada toplanıp kocaman bir masada oturuyorduk. Genelde aralarında vejetaryen bir seçenek de bulunan 5 tane opsiyon oluyordu. Ama genel olarak yemekleri lezzetli bulduğumu söyleyemeyeceğim. Aşırı soslu ve ağır olabiliyor çoğu zaman. Nadiren hoşuma giden yemeklerle karşılaştım. Akşam yemeklerini de dediğim gibi hep beraber yiyorduk genelde. Zaman zaman dışarı çıkıp yerel tatları denediğimiz, sushi ve kebap yediğimiz zamanlar da oldu. Nefret etmiyorsanız, sarımsaklı çorbayı deneyebilirsiniz.

İçecekler konusunda, en olumsuz yorumum içme sularına gelecek sanırım. Çünkü doğal içme sularının hiçbirinin tadı güzel değildi ve bayağı pahalılardı. Genelde musluktan içiyorduk. (Orada herkes öyle yapıyormuş.) Tabi ki en olumlu yorum da Çek Cumhuriyeti’nde olmanın güzel bir yanı olarak biralara gidecek. Gerek fiyat, gerek çeşit, gerek tat açısından sayamayacağım kadar çok çeşit var. Albert ve Bella marketlerinde zaman zaman o kadar indirim oluyordu ki yaklaşık 0.75 kuruşa bira bulunabiliyordu. Mutlaka çoğunu denemenizi öneririm. Zaten kendiniz en sevdiğinizi çok geçmeden bulacaksınız. J

 

Dil ve Kültür: 
7/10

Prag’ı hariç tutarak Çek Cumhuriyeti’nin genelinde orta yaş ve daha yaşlı kişiler çok büyük olasılıkla İngilizce bilmiyorlar ama genç kişilerde İngilizce bilen birine rastlama ihtimaliniz yüksek. Ama ne olursa olsun bir şekilde beden diliyle anlaşmanın yolunu bulabiliyorsunuz. Karşı tarafın Çekçe benimse Türkçe-İngilizce karışık konuşarak anlaştığım zamanlar çok oldu. J  Çekler, klasik Doğu Avrupa ülkelerinin insanları gibiler ne çok sıcakkanlı ne de çok soğuk. Bana göre orta karar.  J Yalnızca biraz az güldüklerini söyleyebilirim. 

 

İletişim ve Haberleşme: 
5/10

İletişim konusunda konaklama kısmında da yazdığım gibi internet dolayısıyla bazen büyük sıkıntılar yaşadım. Özellikle gelecek gezilerimi planlarken internet sıkıntısı beni çok zorladı. Ama bütün değişim öğrencileri genelde bir arada olduğumuz için çok da fazla haberleşmeye ihtiyacımız olmadı. Biraz uzak kalmak için herhangi bir Çek telefon hattı almadım. Ama alan arkadaşlarım oldu, çok aşırı pahalı olmasa da çok ucuz da değildi. (Yaklaşık 40 € diye hatırlıyorum.) Genelde internet için sıkça kullandılar.

 

Ulaşım: 
9/10

Prag’dan Olomouc’a ulaşım aşırı zor değil. Tren istasyonuna Airport Express ile gidiyorsunuz. Oradan trenle 2-2.5 saatinizi alıyor. Trenler arasından “Student Agency – Regio Jet – LEO Express” trenlerini kullanmanızı tavsiye ederim. Hem konforlu, ikramları var, yemek ve içecekleri çok ucuz ve çeşitli hem size ait koltuğunuz var hem de uluslararası öğrenci kartınız (ISIC) varsa indirimli olarak sadece 8 €. Yalnızca kısa sürede dolabiliyor, o yüzden dikkatli olmak veya önceden almak lazım. Şehir içi ulaşımı ise gayet kolaydı. Her yere yürüyerek gidilebiliyordu. Onun dışında tramvayı da şehir içinde kullanıyorduk. Hastane-yurt arası yaklaşık tramvay+yürüme yarım saat sürüyordu. Toplu taşımada geçerli olan 1 aylık biletlerimizi oradaki yerel komite bizlere aldı ve bir ücret de istemedi. Yalnızca birkaç sosyal program için otobüs kullandık. Olomouc hln. (ana tren istasyonu) yurda sadece 2 durak mesafedeydi. Şehir merkezi ise yanlış hatırlamıyorsam yurda 5-6 durak mesafedeydi. (Aynı mesafe yürüyerek 20 dk sürüyor.)

 

Gezi - Eğlence: 
10/10

Gerek yerel komitedeki kişilerin çabaları, gerekse bizim 20 kişi koca bir aile gibi olmamızdan olsa gerek çok gezdik, çok eğlendik. Her hafta mutlaka takvimde bir program vardı. İlk Cuma günü çok güzel bir national food and drink party ile başladık. Onun dışında ropingten raftinge, şarap tadımından, Prague gezisine, bisiklet turundan hikinge kadar bir çok sosyal program vardı. Boş olan günlerde biz de hastaneden sonra ya havuza, ya laser arenaya, ya da nehir kenarına barbeküye gidiyorduk. Dışarı çıkmadığımız akşamlarda mutfakta oyunlar oynuyorduk. Olomouc, küçük de olsa 1’den fazla gece mekânına ve birçok puba da sahip. Akşamları dilerseniz buralarda da vaktinizi geçirebilirsiniz. Hafta sonlarında Brno, Krakow ve Budapeşte’yi gezdik. Krakow’a gitmenizi de çokça tavsiye ederim. Şirin ve güzel bir şehir üstelik Olomouc’a yakın sayılabilir. Eğer Olomouc’a giderseniz şehir çok küçük de olsa çok fazla sıkılacak vaktiniz olacağını sanmıyorum. J

 

Şehir Şartları: 
8/10

Şehir nüfusu biraz az olan küçük bir şehir. Yazın öğrencilerin de gitmesiyle beraber biraz boştu. Bu boşluğa rağmen hafta sonları gece mekânları oldukça dolu oluyordu. Ama inanın zaten grubunuz kalabalık olduğu için diğer kişilerin az ya da çok olmasını önemsemiyorsunuz. Şehrin meydanında zaman zaman motosiklet, bisiklet gösterileri gibi etkinlikler oluyordu, onları izleyebilirsiniz. Olomouc küçük bir şehir olmasına rağmen birçok tarihi yere sahip. Büyük kiliseyi ve Olomouc Kalesi’ni görmenizi öneririm. (Merdivenlere hazır olmak lazım. J)  Meydandaki information centerdan harita ve gezilmesi gereken yerlerle ilgili broşürleri alabilirsiniz. Çok yardımcı oluyor. Ben bütün tarihi yerleri Olomouc’daki son günümde gezdim ama siz fırsatınız olunca daha önceden tamamlayın. Şehrin merkezinde 1 tane, çok az dışında da daha büyük bir alışveriş merkezi var. Zaman zaman ucuz olabiliyor, bir ihtiyacınız olursa oralardan temin edebilirsiniz. Genel olarak küçük ama ferah ve yeterli ayrıca sevebileceğiniz bir şehir olduğunu söyleyebilirim. 

 

Hava Şartları: 
6/10

Hava ilk gittiğimde uzun bir süre yağmurluydu. Bir şemsiye edinmek zorunda kaldım. Neyse ki deri bir ceket götürmüştüm ve çok fazla üşümedim. Siz de sonbahar veya Nisan ayı tadında havalara hazırlıklı olun. Yaz kıyafetleri yanına ince hırkalar ve bir ceket ile sağlam bir ayakkabınız varsa onu iliştirmeyi unutmayın. Bir süre sonra havanın çok sıcak olduğu zamanlar da oldu. Kısacası iklim birazcık dengesiz oluyor. Her iki durum için de bavulunuzu doldurun. 

 

Genel Bütçe: 
10/10

Çek Cumhuriyeti genel olarak çok pahalı bir ülke değil. Eğlence mekânlarında alkolün ucuz olması sebebiyle çok harcamıyorsunuz. (Ama Prag’da dikkat etmek lazım.) Marketlerin fiyatları da orta kararda Türkiye’ye benzer diyebilirim. Yalnızca su ve diğer soft içecekler biraz pahalı. Kıyafet alışverişi vs. yapmak isterseniz de mağazalar Türkiye ile aynı fiyat açısından ama indirimler sık sık oluyor, ucuz şeylere rasgelme ihtimaliniz yüksek. Ben toplam 40 gün kaldım son 1 hafta 4 şehir daha gezdim ve bu gezilerde yalnızca tren biletleri için 200 €’dan fazla ödedim. Toplamda duty free alışverişi dâhil 1300 € harcamıştım İstanbul’a döndüğümde. Hiç gezmeyeceğim derseniz 800-1000 € arası rahatça yeter. Ama gezmeyi ihmal etmeyin eğer imkânınız varsa. Ayrıca yerel komite de 100 € pocket money veriyor. (Fakat her yıl değişiyormuş.)

 

Yapılacaklar - Yapılmayacaklar: 

Yerin tam adını hatırlayamıyorum maalesef ama lütfen oradakilere şehrin en iyi dark birasını sorun mutlaka biliyor olacaklardır. Çokça tavsiye ederim. (Espresso Bar Illy’nin karşısındaki binada alt katta bir pub J)

Çek yemeklerinden sıkılırsanız U Netopyra’nın pizzalarını denemenizi öneririm. (Küçük meydanda)

Aranızda çalmayı bilen olursa eski kilisenin yakınlarındaki ve parktaki piyanoya gidip mutlaka müziğin keyfini çıkartın.

Kromeriz’deki şarap tadımına mutlaka katılın.

Meydandaki dondurmacıdan dondurma alın, damla sakızı seviyorsanız damla sakızlısını ve kavunlu dondurmayı öneririm.

Başka şehirlere gidecekseniz tren biletlerinizi toplu ve en geç 3 gün önceden alın. Daha ucuz oluyor.

Prag’da vakit geçirin. J

Tren istasyonlarında ve hava alanlarında paranızın yalnızca ihtiyacınız olan kadarını değiştirin.

Marketler ve alışveriş merkezleri çok erken kapanıyor, acil ihtiyaçlarınızı geç saatlere bırakmayın.

 

Eklemek İstedikleriniz: 

Küçük bir şehir olmasına rağmen, eğer siz de kabul kartınızda Olomouc’u görürseniz kesinlikle endişelere ve önyargılara kapılmayın. Ben 2 yıllık bir LEO olarak kendi değişimimde nasıl güzel öğrenci ağırlanacağını gördüm ve örnek aldım, kendi eksiklerimi daha sonradan kapatmaya çalıştım. Zaten size de değişime gelmiş birçok kişiyle birlikte çok güzel bir 1 ay geçireceğinize garanti veriyorum. Çünkü herkes ailesinden ve arkadaşlarından uzakta ve iletişime açık bir şekilde güzel vakit geçirmek için orada oluyor. Her şeyden öte, değişimin en güzel yanı bir anda 2. bir aileye sahip olmuş gibi hissetmek, çok gülmek, çok eğlenmek ve çok görmek. Ayrılırken fazlaca özleyeceğimi bildiğimden sıkça geçtiğim her yerin fotoğrafını bile çektim. J Dönüp baktığımda gerçekten yaz tatilimin 1 ayını bu şekilde değerlendirdiğim için çok memnunum. Hayatınıza yeni olan birçok şey katmak isterseniz, sakın uzakta 1 ayınızı geçirmekten çekinmeyin. Sonuç olarak Çek Cumhuriyeti şiddetle tavsiye edilir! J (P.S. Benim aklıma gelmeyen noktalar için her zaman ulaşabilirsiniz. J)