Madrid

×

Hata mesajı

User warning: The following module is missing from the file system: recaptcha_mailhide. For information about how to fix this, see the documentation page. in _drupal_trigger_error_with_delayed_logging() (line 1143 of /home/egemense/public_html/includes/bootstrap.inc).
Ülke: 
İspanya
Ad Soyad: 
Cem Gökhan
Ay: 
Ağustos
Yıl: 
2014
Staj Görülen Üniversite: 
University of Complutense / Hospital Cliníco San Carlos
Staj Görülen Bölüm: 
Plastic Surgery
Karar ve Hazırlık Aşaması: 
9/10

Dünya’da en çok görmek istediğim ülkelerden olan İspanya’ya gitme hakkını elde edince bir de Madrid olunca karar vermek hiç de zor olmadı. Hazırlık aşaması için verebileceğim ufak bir tavsiye var. Bir İspanya rehberi bir de Madrid rehberi edinin gitmeden önce ve araştırmanızı yapın; hangi yapıları ya da müzeleri görmek istiyorsunuz, bunların tarihçesi, hangi sanatçılar var ya da hangi orijinal parçalar var vs. Ayrıca müzeler genelde belirli gün ve saatlerde ücretsiz oluyorlar, planınızı belirleyip ne yapacağınızı az çok bilerek giderseniz orada her anınızı dolu dolu yaşayabilirsiniz.

 

Staj: 
8/10

Staj aslında benim için 10 üzerinden 10 alır ancak objektif davranmak gerekirse eksiklikler elbette vardı. Öncelikle gittiğim hastaneyi ve plastik cerrahi bölümü olduğunu söyleyince Madridli arkadaşlar biraz üzüldüler çünkü şehrin en küçük plastik cerrahi departmanlarından biri imiş. Ancak bölümdeki 4 doktorun 2 sinin Amerika’da çalışmış olması (aşırı iyi Tıbbi İngilizce) ve gerçekten aşırı öğrencisever olmaları dolayısıyla bir an olsun olumsuz bir şey hissetmedim departmana karşı. Sadece ameliyatlarda pratik yapma imkânım olmadı (ben de çok talepkar değildim) ve yaz mevsimi olması dolayısıyla çok fazla hasta göremedim. Fakat her molada beni de yanlarına alıp çay-kahve-yemek ısmarlayan uzman doktorlar ve birlikte Madrid’in gece hayatını yaşamaya gittiğimizde tüm içkileri ısmarlayan asistanlar sağ olsunlar, böyle bir ilgi göreceğimi hiç tahmin etmiyordum.

 

Konaklama: 
7/10

Benim kaldığım yer şehir merkezine biraz uzakta sayılabilecek bir apartman dairesi idi. (flat) Aynı daireyi 4 kişi paylaşıyorduk ancak toplamda 5 oda ve 7 yatak olduğu için rahat rahat yayılabildik. Diğer incoming arkadaşlarla pek çok kere bizim flatte toplandık. Kaldığımız yerden şehir merkezi kabul edilebilecek Gran Via caddesine yürüyerek 40-45 dkda, metro ile 15 dkda ulaşabiliyorduk. Hastaneye ise metroyla 25-30 dk sürüyordu hat değiştirmek gerektiğinden. Bizim kaldığımız flat dışında da hastaneye yürüyerek 15 dk mesafede kalan ya da Gran Via’ya yürüyerek 10dk mesafede kalan incoming arkadaşlar da vardı ancak en rahat bizimkiydi. Gece otobüsleri ve metrolar sağ olsun.

 

Yiyecek - İçecek: 
8/10

Öncelikle yiyecek fiyatları Avrupa için normal kabul edilebilecek düzeyde ancak tabi ki Türkiye’ye göre pahalı kalıyor. Alkollü içecekler gerçek anlamda sudan baya ucuz, neredeyse 3te1’i fiyatta. Tabi İspanya’nın kendine has bir birası (cerveza) olması da bundaki en önemli etkenlerden biri.
Genel olarak yemek kültürü Akdeniz Mutfağı olduğu için yabancılık çekileceğini sanmıyorum. Özellikle deniz ürünleri kullanmayı çok seviyorlar ve de başarıyorlar. Paella adında Valencia bölgesine ait tabiri caizse deniz ürünlü pilav gibi bir yemek var ki benle aynı dairede kalan Valencialı arkadaşa haftada 2 kere yaptırıyorduk. Zaten İspanya genel olarak deniz ürünleri cenneti. Çok bilinen bir başka şey ise Tapas; küçük ekmekler yanında sos ya da atıştırmalıklar demek oluyor bu. Bara gidiyorsunuz, cerveza’nızı ya da sangria’nızı (taze meyve doğranmış kırmızı şarap basitçe, ama bunun çok ötesinde bir tadı olan geleneksel İspanyol içkisi) söylüyorsunuz, yanında size ücretsiz tapas veriyorlar, siparişi yenilediğinizde de yeni tapas geliyor şansınıza. Asıl tapas kültürü bu, kendi tapas seçiminizi yapabildiğiniz yerlerdeki tapas o kadar lezzetli olmuyor. Bunu da en çok Granada’da bulabilirsiniz, Tapas’ın memleketi orası.
Özel yiyecekleri saymazsak günlük hayatta yenen şeyler çoğunlukla et üzerine kurulu. Hatta direkt kırmızı et.

Fakat tabi ki herkesin yiyebileceği türde yemekler de bulunabiliyor; Meksika, Hint, Japon, Çin mutfağı gibi uluslararası mekanlar her yerde karşınıza çıkıyor. Bir de ‘Turkish Kebap’ dükkanları muhtemelen Türkiye’dekinden fazla sayıda, şaşırmayın :D

 

Dil ve Kültür: 
8/10

İspanyol insanın sıcaklığı Türk insanı gibi. Yabancılık çekmiyorsunuz. Ancak günlük hayat pek çok açıdan farklı. Özellikle siesta, yani öğleden sonra 2-3 saatlik dinlenme zamanı başta alışması zor ancak alıştıktan sonra da bırakması çok daha zor bir şey. O saatlerde neredeyse her yer kapalı oluyor buna dikkat etmek lazım (özellikle bankalar ve büyük süpermarketler). Dil açısından ise genel olarak gençler İngilizce biliyorlar ancak resmi bir daireye işiniz düşerse İspanyolca bilen birine ihtiyacınız var. Gitmeden önce mümkün olduğunca en azından temel şeyler için İspanyolca öğrenmeniz çok iyi olur. Üstelik sizin konuşma çabanızı görünce daha çok yardımcı oluyorlar, dilinizi rahatlıkla geliştirebilirsiniz.

 

İletişim ve Haberleşme: 
8/10

Az biraz İspanyolca bildiğim için çok fazla zorluk çekmedim, İngilizce bilmeyen biriyle benim İspanyolcamın yetmediği yerlerde anlaşabilmek için bazen üçüncü bir kişiye ihtiyaç da duydum ancak genel olarak çok turistik bir yer olduğu için Madrid, sıkıntı yaşamazsınız. Ancak İspanya’nın geri kalanında küçük şehirlere giderseniz çok düşük bir ihtimal de olsa İngilizce bilen birini bulmak zor olabilir. Ya da Katalan milliyetçisi biri sizle Castellano (İspanyolca diye bildiğimiz dilin adı bu) konuşmak yerine ısrarla Katalanca konuşabilir ki bu da neredeyse bambaşka bir dil demek oluyor.
Onun dışında diğer incominglerle iletişimi Sim Card alarak sağladık, internet fiyatları ucuz olduğu için whatsapp üzerinden kolaylıkla iletişime geçtik ay boyunca. Kaldığımız evlerde de Wi-Fi olduğu için Türkiye ile Skype’la görüştük.

 

Ulaşım: 
9/10

Madrid içi ulaşım tek kelime ile harika. Şehrin tamamına yayılmış bir şekilde ve gayet hızlı işliyor. Tek sıkıntı (Türkiye’ye göre yine baya önde) metro gece 1.30’da kapanıyor ancak sabaha kadar yine her yere giden gece otobüsleri var. Yani yolda kalmanız mümkün değil. Ayrıca gidince bir de Madrid metro kartı alıyorsunuz 35+5€ verip böylece bir ay boyunca tüm metro ve otobüslere sınırsız binebiliyorsunuz.

 

Gezi - Eğlence: 
10/10

Bu bölüm aslında saatlerce oturup anlatarak bile bitirilemez. Benim için en iyi kısım buydu. Öncelikle gittiğim yerler; Segovia(1 gün), Toledo(1 gün), Sevilla(1.5 gün), Granada(2 gün), Girona(0.5 gün), Barcelona(5+9 gün). Buraların hepsine gitmenizi kesinlikle ama kesinlikle öneririm. Hepsi ayrı güzel, hepsinde ufuk açıcı şeyler görebiliyorsunuz. Özellikle Barcelona’ya gittiğim ilk 5 gün mümkün olduğunca altını üstüne getirdim, benim gibi mimariye ve denize hayran birisiyseniz eminim bayılırsınız. İkinci 9 günlük sürede ise birazcık şehir dışında bir yerde bir IFMSA toplantısında Türkiye’yi temsilen bulundum, ara ara yine şehir merkezine gittik. Barcelona’da geçirdiğim toplam iki hafta hayatımın en güzel zamanlarındandı kesinlikle, Barcelona ise açık ara dünyadaki favori şehrim. Genel olarak diyeceğim şu ki, mümkün olduğunca yolculukları gece ya da sabaha karşı yapın, gündüz ve akşam da gezinizin tadını çıkarın, hostel parasını minimuma indirin. Detayları merak edenler ya da bu şehirlerden herhangi birine gitmek isteyenler iletişime geçebilirler, şimdi anıları hatırlayıp üzülmenin alemi yok :D

 

Şehir Şartları: 
9/10

En beğendiğim şeylerden biri herkesin trafik kurallarına aşırı saygılı olmasıydı, hem yayalar hem de şoförler. Rahatça bisiklet turu da yapılabilir. Ayrıca trafiğe kapalı büyük meydanlar ve şehirlerin ortasında devasa parklar var, temiz hava almak ya da biraz sabah koşusu yapmak için ideal yerler.

 

Hava Şartları: 
10/10

Hava genel olarak güzeldi, öğle saatlerinde biraz sıcaktı tabi ki ama havadan yana hiç sıkıntı çekmedik. Her saatte dışarıda bulunulabilecek bir hava vardı. İspanya’nın geneli için konuşmak gerekirse güney bölgeleri aşırı sıcak oluyor, tercih edecekseniz bunu göz önünde bulundurun muhakkak.

 

Genel Bütçe: 
7/10

Sadece Madrid’de bir ay geçirmek için tahmini olarak 550 - 600€ kadar yeterli görüyorum. Tabi lüks bir hayat yaşamıyorsunuz ama hiçbir şeyi de denememiş olmuyorsunuz. Örneğin arada bir marketten pizza alıp fırına atıyorsunuz ancak haftada 2-3 defa dışarda güzel bir yemek yiyebiliyorsunuz ya da yine haftada 4-5 kere gece çıkıp dağıtabiliyorsunuz.
Gezi kısmına gelince, yine size bağlı olmakla birlikte bahsettiğim şehirleri toplamda 250€’ya falan gezebilirsiniz küçük hediyelik eşyalar da dahil olmak üzere. Ama tabi ki bu da size bağlı, örneğin ben Barcelona’da çok harcadım ama Toledo’da çok az harcadım. Bu yüzden kendi isteklerinizi belirleyip örneğin benim gibi yemeği aşırı lüks yerlerde yemek yerine (1-2 kere bu da yapılır tabi :D) o parayı gezmeye ve gittiğiniz yeri keşfetmeye ayırırsanız az çok benzer miktarlar harcarsınız. 

 

Yapılacaklar - Yapılmayacaklar: 

Şimdi bu kısım tamamen size kalmış, herkesin ilgi alanı farklı normal olarak ancak genel bir çerçeve çizeceğim, zaten buraya gelene kadar da az çok fikir vermişimdir.

En büyük tavsiyem:   

!!!!AÇIK FİKİRLİ OLUN, TEKLİFLERİ HEMEN REDDETMEYİN!!!!
Yerel halkın ve sizin benim gibi tıp öğrencisi olan contact person’ların önerilerine muhakkak kulak verin çünkü en iyisini genelde onlar biliyor, güzel yemek nerde yenir, hangi parkta sabahlanılır, gece eğlencesi bitince nerde yemek yenir ya da parti nasıl verilir, hangi sokak konserine gidilir... Örnekler çoğaltılabilir, onlar öneride bulunmasalar bile siz sorun ne yapalım diye. Size eşlik etmeleri çok güzel olur ancak onlar gelmiyor diye de gitmemezlik etmeyin.
Örneğin Madrid’de şehir dışında San Juan diye bir göl varmış dedi bir incoming arkadaşım, hop haftasonu oraya gittik ve inanılmaz eğlendik, çoğu Madridli oraya gitmemişti bile.
Ya da Barcelona’da bir başka arkadaşım bugün ‘Botellón’ (araştırın, öğrenin, yapın!)- yapacağız dedi, yahu çok mu yoruluruz falan diye düşünürken bir baktım ki mükemmel bir şey.
Tabi bir de gittiğiniz yerlerden oraya özgün bir şeyler toplamayı unutmayın, son ana sıkıştırmayın.

Gezilecek çok yer yapılacak çok şey var.

 

!!!!AÇIK FİKİRLİ OLUN, TEKLİFLERİ HEMEN REDDETMEYİN!!!!

 

Eklemek İstedikleriniz: 

Aslında her şeyi anlattım, bu yazıyı okuyup faydalanıp gitmeye karar veren arkadaşlar dönerken küçük bir hediye getirirlerse sevinirim :D
Şaka bir yana daha detaylı sorusu olan varsa mail atabilir, cevaplamaktan mutluluk duyarım.
Viva España!